» Tüm Hemşerilerimizin Hıdırellez Bayramı Kutlu Olsun Ekleme Tarihi : 06.05.2007
Her sene bahar mevsiminde yeşilliğin iyice canlandığı 6 Mayıs'ta bir Hıdırellez Bayramı kutlanmaktadır.

Bu bayramda insanlar ateşler yakıp üzerinden atlayarak zorlukları yeneceklerini, kısmetlerini bulacaklarını ümit etmekte, içine girecekleri bir eve sahip olacaklarını, daha birçok güzelliklere kavuşacaklarını düşünmekteler... Bunların gerçekle ilgisi var mıdır? Daha açık ifadeyle Hıdırellez ne demektir?


 


Olayın aslını (farklı rivayetlere rağmen) şöyle özetleyebiliriz.


Hazreti Musa aleyhisselam zamanında bir hükümdarın tek oğlu kendini dinî hizmete adar, hayatını dinî hizmetlerle değerlendirmek ister. Babasının hükümdarlığı, saltanatı onu pek tatmin etmez. Hükümdarın oğlunun böylesine kendini dinî hizmetlere adaması, Rabb'imizin de hoşuna gider. Ona kerametler ihsan eder. Bu sebeple bu genç, irşat için gezerken bastığı çorak topraklar, oturduğu kuru zeminler yemyeşil hale gelir, çiçeklerle bezenir. Arapçada yeşilin bir adı da (hazr) olduğundan çorak ve kuru yerlerin yeşillendiğini gören halk, buradan yeşillendiren genç geçmiştir manasında Hızır geçmiştir, diyerek bu gence Hızır ismini verirler. Bu şekilde Hızır adını alan genç bir ara İlyas aleyhisselamla da buluşur. Halk İlyas aleyhisselamla buluştuğu güne 'Hızır-İlyas buluşma günü' diye isim verir. Daha sonraları ise söylene söylene Hızır-İlyas, Hıdırellez şekline dönüşür. Tıpkı hoca merhumun, 'Oğlunuzun adını Eyyüb koyarsanız dikkat edin, söylene söylene ip kalır.' demesi gibi olur. Hızır-İlyas günü de 'Hıdırellez Günü' şeklinde söylenegelir. Burada mühim bir konu da, Hızır'ın sadece büyük bir veli mi, yoksa bir de peygamberlik verilen bir nebi mi olduğu yolundaki yorumlardır. Anlaşılan odur ki, Hazreti İlyas ile birlikte olan Hızır aleyhisselam, beş dereceli hayatın ikinci basamağında yaşamaktadır. Bu derecedeki hayat, bizim gibi maddi şartlarla kayıtlı değildir. Bir anda birçok yerlerde bulunabilir. Birçok darda kalanların imdadına sıradan bir insan görüntüsünde koşup yardımda bulunabilir. Hatta bazen Hızır aleyhisselamın makamına yükselip de ondan ders alan bir kısım velilerin de Hızır gibi darda kalanların yardımına koştuğu, bunların da Hızır sanıldığı kaydedilmektedir. Bediüzzaman Hazretleri'nin Mektubat'ında bu konuda bir soruya verilen cevap aynen şöyledir:


Sual: Hazreti Hızır aleyhisselam hayatta mıdır? Hayatta ise niçin bazı mühim alimler yaşadığını kabul etmiyorlar?


El-cevap: Hayattadır. Fakat hayat dereceleri beştir. O, ikinci derecedeki hayattadır. Bu sebeple bazı alimler yaşadığından şüphe etmişlerdir. Bu ikinci derecedeki hayat, Hazreti Hızır ile İlyas (aleyhimesselamın) hayatlarıdır ki, bizim gibi beşeri şartlara mahkum değiller. Bir derece serbesttirler. Bir vakitte pek çok yerlerde bulunabilirler. Bazen istedikleri vakit bizim gibi yeyip içerler, fakat bizim gibi mecbur değiller. Bu özellikleri sebebiyledir ki, bazen darda kalanların yardımına sıradan bir insan görüntüsünde koşarlar, sonra da yine kendi ikinci derecedeki hayatlarına çekilirler. Bundan dolayı halkımız, "Her geceyi Kadir, her iyi insanı Hızır bil!.." demişlerdir. Biz de temennilerimizi sunuyoruz:


Hızır-İlyas buluşma gününde siz de iyi insanlarla buluşasınız, iyi kimselerle görüşesiniz inşallah. Geceleriniz Kadir, dostlarınız da hep Hızır olsun efendim!..




YASAL UYARI: Köşe yazarlarımızın yazdığı tüm haber ve yazılardan yazarllarımız sorumludur, Site yöneticileri hiç bir durumda sorumlu tutulamaz.
www.sisdagi.com
Haber : Kamil Kasım
Okuyan : 1603

.:YORUMLAR:.
Sisdagi.com Haber Sayfası

Sis Dağı Haber Sayfası

İsim :
Mail :
Yorum :
Tarih :
Haber :
 

 

 

Spor Haberleri    Diğer Haberler